Arkadaşlar Ekmek Teknesi dizisinin Heredot Cevdet inin dilinden annelerimizin değerini anlatan bi hikaye...
Kardeşlerim..Bu gün sizlere,dünyanın en tatlı kokusunu,en güzel sesini,en şahane nefesini..Varlığında hatırlamadığımız..Yokluğunda hiç unutamadığımız...Ne yaparsan yap,bu dünyada seni tek affedebilen..Seninle ağlayan seninle gülen..Onsuz olamıycanı,ancak onsuz olduğunda anlayabileceğin dünyanın en kıymetli varlığını anlatmaya çalışıcam..
Dilim ne kadar döner..Kelimeler ne kadar kifayet eder bilmiyorum...
Kardeşlerim..
Vaktiyle dünyaya gelmek üzere olan bir bebek varmış..Bir gün yaradanına sormuş..:
- Ya Rabbi, Ya Raab beni dünyaya göndereceğini söylediler..Hikmetinden suhal olunmaz ama..Ben çok küçük,zayıf ve acizim..Bu dünya denilen yerde nasıl yaşıycam..
Duyduğu ses ona demiş ki.. :
- Merak etme..Sana meleklerin içerisinden öyle bir melek seçtim ki..O seni bekliyor olacak..Sana şarkılar söyleyecek sana gülümseyecek..Sen onun varlığı ile sevgisi ile çok mutlu olacaksın..
- Peki..ben insanların dilini bilmiyorum..onlar bana bişey söylediğinde nasıl anlıycam..?
- Meleğin, sana dünyanın en güzel sözlerini söyleyecek..Sana konuşmayı öğretecek..
- Ama, ben onlar gibi iki ayağımın üstünde yürüyemiyorum ki..
- Meleğin seni kucağına alacak..bağrına basacak..sana yürümeyi öğretecek..
- Peki ama..Ben senle konuşmak istediğim zaman ne yapıcam ?
- O Melek..Ellerini açıp bana dua etmeyi öğretecek..
- Peki.. Dünyada kötü insanlar da olduğunu duydum..
- Korkma..O Melek kendi canı pahasına ne olursa olsun seni her türlü tehlikeden koruyacak..
- Peki ama ben madem gitmek üzereyim..ama daha o meleğin adını bile bilmiyorum..onu nasıl bulucam ?
- Hiç merak etme..Sen kendini onun sımsıcak kollarında bulacaksın..adının da önemi yok ki..Sen onu ANNE diye çağıracaksın..
Kardeşlerim işte size bu anneyi anlatıcam..Sizi her dakika özleyen..Sabahlara kadar yatağınızın baş ucunda bekleyen ..Üstünüzü örten..Tek üzüntüsü sırık kadar olduğunuz için size eskisi gibi sarılamamak olan ANNE yi..Allah'ın peygamberlerini emanet ettiği ama bizim nasılsa elimizin altında diye bir türlü kıymetini bilmediğimiz..O dünyanın en kutsal varlığını anlatıcam..
Görüp de görmemezlikten gelen..Biz hastalandığımız zaman nane limon kaynatan..kendi hastalandığı zaman çamaşırımızı yıkayan..Gömleğimizi ütüleyen o en kıymetli meleği anlatıcam..Aşık olduğumuz zaman bizimle ağlayan..bizimle gülen,bizimle yatan,bizimle uyanan..Dünyanın en lezzetli patateslerini kızartıp,en şahane köftelerini yapan..O varlığı..
Geceleri kapı diplerinde sabahlara kadar gelmeyeceğini bile bile seni bekleyen..
Göz yaşını içine içine akıtıp yüzüne gülen..
Yastıklarda yorganlarda kokusunu aradığımız ANA yı anlatıcam..
Vaktiyle delikanlının biri, çok genç, çok güzel ama çok zalim bir kadına aşık olur..Kadın benim olsun diye yanıp tutuşmaktadır..Seni seviyorum diye, sevgisini ilan ettiği zaman,
-"ispat et bakalım" der..
-"Emret sultanım"
dediğinde ; o zalim elekçi
-"ANNE nin kalbini istiyorum,köpeklerime yediricem" der..
Genç adam eve doğru yol alır ve ANNE sine gözyaşları içinde durumu anlatır..ANA yüreği bu, dayanabilirmi..? Yeter ki oğlum mutlu olsun der,kalbini vermeyi kabul eder..
- Hadi evladım..çal bıçağı,gözünü kırpma...der..
Delikanlı ANNE sinin kalbini bir mendilin içine koyup yola çıkar..Yolda yürürken ayağı bir taşa takılıp ağzının üstüne düşer..ANNE sinin kalbi de yuvarlanıp bir köşeye düşer..
İşte o an..Gayri ihtiyari "ANAM" diye bağırır..
ANA sının mendilin içerisindeki kalbi bir anda dile gelir..
- Evladım..Bir tarafın acıdı mı ?
annelerimizin değerini bilelim...![]()
Not : Alıntı değildir..Kendim Dinleyip Yazdım..


dragon_17

Alıntı ile Cevapla
sude

