+ Konuyu Cevapla
Toplam 3 Sayfadan 3. Sayfa
BirinciBirinci 1 2 3
Toplam 52 sonuçtan 41 ile 52 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Sanatçıların Biyografileri

  1. #41
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri





    Orhan Ölmez



    1 mayıs 1978'de Antalya'nın Manavgat ilçesinde dünyaya gelmiş olan Orhan Ölmez, cok küçük yaşlarda bağlama ile tanışmış ve böylece müzik serüvenine başlamıştır.
    Anadolu'nun çeşitli yerlerinde dönem dönem bulunmuş olan Orhan Ölmez lise yıllarında bağlamanın yani sıra başta gitar olmak üzere çeşitli müzik aletlerine ilgi duymuş, üniversite yıllarında ise Ege Üniversitesi Devlet Türk Müzigi Konservatuarında eğitim görmüş ve okul yıllarından bu yana uzun bir süre sahne calışmalarında bulunmuştur. Gerek enstrumanıyla gerek sesiyle sahne calışmalarına devam ederken kendine has besteleriyle dikkat çekmiş ve şimdiki durumunun sinyallerini aslında uzun zaman öncesinde vermiştir.
    "Su Misali" isimli ilk albümünün yakaladığı başarı ve edindiği dinleyici kitlesi, sanatçının uzun yıllar boyunca yapmış olduğu çalışmalarının ve edindiği birikimin doğru sonuçlara gebe olduğunun bir göstergesi olmuştur. Yaklaşık bir yıl aradan sonra "Herşeyin Farkındayım" isimli yeni albümüyle müzikal kimliğini koruyan ama içinde yenilikler de barındıran bir Orhan Ölmez görmekteyiz.
    Yapımcılığını Veysel Şimsek'in üstlendiği ve İdeal Müzik tarafından hazırlanan "Herşeyin Farkındayım" isimli albüm, söz ve müzikleri sanatçının olan on şarkı ve birde türküden oluşmaktadır.
    Yıllar süren müzik hayatının kendisine sağladığı birikim ve tecrübe sayesinde Orhan Ölmez, birinci albümündeki gibi ikinci albümdeki tüm şarkıların da düzenlemelerini kendisi yapmış ve daha cok akustik bir sound üzerine eğilerek, şarkıların barındırdığı duygu yoğunlugunu kendine özgü bir sadelikte yansıtmayı tercih etmiştir.
    Orhan Ölmez'in "Herşeyin Farkındayım" isimli ikinci albümündeki türkü, yaşayan en önemli halk ozanlarından biri olan Neşet Ertaş'a aittir ve yine Orhan Ölmez tarafından mümkün olduğunca geleneksel öğelere sadık kalınarak aranje edilmistir.

    Albümünde birbirinden değerli müzisyenlerle de calışmış olan Orhan Ölmez, bağlaması ve gitarıyla kendi şarkılarına enstrumanist olarakta duygularını katmıştır.


  2. #42
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri

    Pınar Aylin



    Pınar Aylin anlatıyor:


    1972'nin 12 Mayısında İzmir'de doğup, genlerimde izmirli olmanın getirdiği her türlü avantajı yaşayarak büyüdüm. İlkokula 5 yaşında gidip öğretmen annemin en hayırlı öğrencisi oldum. İzmir Özel Türk Koleji'ne gittiğimde de o kadar miniktim ki okulun maskotu oldum. 16 yaşımda 3. tercihim olan İletişim Fakültesini kazanıp Ege Üniversitesi'ne girdim ve okulda burnumu sokmadığım birşey kalmayana dek herşeye yetiştim. O sıralar reklamcılık adına yaratıcı birşeyler yapacağımı düşünürken TRT'den gelen bir teklifle gençlik programları sunmaya başladım. Diyeceksiniz ki "Hadi Pınar Müziğe Gel."


    Hep hobi olarak baktığım için burada Raks ailesinin etkisini yadsıyamıyacağım ve "Ailenin Kızı" olarak İstanbul'a gönderilmenin getirdiği şansın farkında olarak 22 yaşımda buraya geldim ve sonrasında 4 albümle sizlerle tanıştım.


    Sizler beni özlediniz , bende sizleri ama 5. albümü yapmadan önce hayatımın en önemli ve en güzel işini yaptığımı düşündüğüm kızımı dünyaya getirdim ve onun 0-2 yaş arası eğitimini bensiz geçirmemesi ve benimde onun bu tatlı en dönemini kaçırmamam adına sizlerden biraz uzak kaldım. Ve şimdi yeniden başlamaya hazır ve şarkı söylemeyi çok özlemiş olarak dönüyorum.


  3. #43
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri

    Rafet El Roman



    25 ağustos 1968 Edirne doğumlu Rafet El Roman, 1970 yılında ailesi Almanya'ya işçi olarak gittiğinde 7 yaşına kadar Uzunköprü Ömerbey köyünde anneannesi ile birlikte yaşadı.1.sınıfı köyde okuduktan sonra Almanya'ya ailesinin yanına gitti. Öğrenimini Almanya'da tamamladı.
    16 yaşında ilk söz ve bestelerini yazmaya başladı. Hayatının en büyük tutkusunun müzik olduğunu anlayan Rafet El Roman, bu yıllarda tüm kazancını, yine bu sanat alanında yaptığı yatırımlara endeksler.
    1988'de ilk sahne çalışmalarına başladı. 1992 yılında Saarlaendischer Rundfunk Radio Kurumu tarafından Almanya'da "Yılın En İyi Yeteneği" seçildi. 1994 yılında Frankfurt Kültür Festivali'nde Media Artist Avard - Medya Sanat Ödülü aldı. 1995'de Türkiye'ye gelerek ilk solo albümünü çıkardı. "Gençliğin Gözyaşları" adlı albüm bir milyonu aşan satış rakamlarına ulaştı.
    1997 yılında "EN GÜZEL GÜNLER SENİN OLSUN" adıyla ikinci albümünü çıkardı. 1998'de Avrupa'da ilk solo albümü piyasaya çıktı. 1998 yılında "Propoganda" filmi ile Kemal Sunal, Metin Akpınar gibi Türk sinema tarihinin dev isimleriyle birlikte başrol oynadı.
    1999'da "HAYAT HÜZÜNLÜ" adlı üçüncü albümüyle yine büyük bir başarı yakaladı.
    2000 yılında Rafet El Roman, Mehmet Ali Erbil ile Euro 2000 şampiyonası için milli takıma yazdığı "BIR GOL DAHA" şarkısını seslendirdi. 2000 yılında "DAR ALANDA KISA PASLAŞMALAR" adlı sinema filminde Müjde Ar'la birlikte başrol oynadı.
    2001 yılında Aşkın Nur Yengi ile, söz ve müziği Rafet El Roman'a ait olan "PEŞİNDEYİM" adlı şarkıda düet yaptı.
    2001 yılında "HANIMELİ" adlı 4. albümünü çıkardı.
    2002 yılında, 5. albümü "5 NR AŞK" adlı albümünü hayranlarının beğenisine sundu.
    2004 yılının yaz aylarında, "SÜRGÜN" adlı 6. albümünü yaptı ve bu albumle çok büyük bir satış grafiği yakaladı, bir çok hit şarkısıyla 2004 yılının en beğenilen albümlerinden biri oldu Sürgün.
    2005 yılında, "KALBİMİN SULTANI" adlı 7.albümünü, 10.Sanat Yılı Şerefine müzik severlerin beğenisine sundu, album ilk çıktığı hafta büyük bir satış grafiği yakalayarak, listelerin bir numarası oldu. Müyap yılın en çok satan albümü ödülü "Altın Kelebek", "Popsav" yılın en başarılı pop sanatçısı ödüllerini aldı.
    Rafet El Roman, 2000 yılında kurduğu RER Müzik adlı müzik yapım şirketiyle, müzik piyasasına yeni isimler kazandırmayı amaçlıyor. Ayrıca, hayatı sinema ve müzik üzerine kurulan Rafet El Roman'ın en büyük hedefi, senaristliği ve yönetmenliğini yapacağı film projesini hayata geçirmek...
    2006 "Gönül Yarası" albümü çıktı.


  4. #44
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri

    Sebnem Ferah



    Şebnem Ferah, Üsküp'ten Yalova'ya gelen ailesinin üç kızından en küçüğü olarak 12 Nisan 1972 tarihinde Yalova'da dünyaya gelmiştir. Şebnem Ferah'ın hayatında, müziğin hep ilk sırada yer almasını sağlayan ailesi olmuştur. Evlerinin her köşesinde bir müzik aleti olması onun müzik piyasasına, donanımlı bir şekilde çıkmasını sağlamıştır. Şebnem, okuma yazma bilmeden önce birçok enstrüman çalmayı öğrenmiştir. Bu yüzden evlerinde ki müzik hiçbir zaman bir eğlence aracı olmamıştır. Öğretmen olan babası Ali Bey'in, evde bağlama, mandolin ve piyano eşliğinde annesiyle yaptığı, düet Yugoslav türkülerini dinleyerek büyümüştür. Küçük Şebnem, belki farkında değildi ama evinde anne ve babasıyla paylaştığı bu müziğin sıcaklığını, ilerki yıllarda o da hayranlarıyla paylaşacaktı…
    İlkokulda enstrüman ve solfej dersleri aldı. Babasının onu mandolin kursuna yazdırmasıyla müziğe olan tutkusu giderek artmıştı. İlkokulu Yalova'da ortaokulu ise Bursa Koleji'nde okudu. Bursa Koleji, onun müzik hayatını hızlandırmıştı. Yatılı bir okulda okuduğu için kendisini bir şeylere vermesi gerekiyordu o da müziği seçmişti. Liseyi de yatılı olarak Bursa Gemlik'te, Özel Namık Sözeri Lisesinde okumuştur.
    Okul yıllarında bile tek mutluluğu o zaman ki büyük grupları dinlemek ve müzikle hep iç içe olmak olmuştu. Şebnem, hem okul orkestralarında solistlik yapıyor hem de birkaç arkadaşıyla kurduğu küçük gruplarda da çalıyordu. Lisenin ilk yıllarında çok istediği ve artık elinden düşürmeyeceği gitarına sahip olmuştu. Bir yandan İngilizce şarkı sözleri yazarken bir yandan da gitar kursuna devam ediyordu. Seth Riggs'in albümünü alarak gırtlağını nasıl kullanması gerektiğinide öğreniyordu bir yandan…
    Müzikal anlamda artık çok daha ciddi bir şeyler yapabilirim düşüncesiyle Bursa'da bir stüdyoda, kiraladıkları enstrümanlarıyla ilk gruplarını olan PEGASUS'u kurdular. Bu grupla beraber tamamı kızlardan oluşan bir rock grubu kurma fikri Şebnem'in kafasında belirmişti. Şebnem'in bu fikrinde "Hearth" grubunun da etkisi olmuştur. Onların, gitar çalıp şarkı söyleyen bayanlar olduğunu görünce çok etkilenmiştir. Daha sonraları, 1987 yılında Bursa'da düzenlenen bir rock festivalinde henüz 15 yaşındayken ilk kez sahneye çıkıp şarkı söylemişti. Bu deneyim onun için "mükemmel bir his" olmuştu. Pegasus'un dağılmasından sonra Şebnem yakın arkadaşlarını toplayarak Türkiye'nin bayanlardan oluşan ilk rock grubu olan "VOLVOX" u 1988 yılında kurdu. Şebnem Ferah(elektro gitar ve vokal), Arzu Özbakış(klavye), Duygu Karpuz(gitar), Ebru Bank(bas), Gül Ağırca(davul) ve 1992 yılında gruba katılan Özlem Tekin(klavye ve geri vokal)'den oluşan volvox'un ismini biyoloji dersinde bulmuşlardı. Volvox, Latince bütün ses biyolojide ise tek hücreliler kolonisi anlamına geliyordu. Volvox'tan ilk ayrılan Arzu Özbakış olmuştur. Daha sonra Ebru Bank gruptan ayrılınca yerine Buket Doran(bas, geri vokal)geçmiştir. Türkiye'nin o yıllarda rock müziğe bakış açısından dolayı önceleri yadırganan sonra konser teklifleri alan Şebnem Ferah, Sedat Yıldırım Sarıcan'ın da katkılarıyla düzenlenen 1989 yılındaki "Bursa 1. Rock Station Günleri"nde Pentegram, Suspect, Metafor, Mirage ve King White gibi birçok grupla aynı sahneyi paylaşmıştı. Daha sonraları Volvox, Bursa Tayyare sineması ve bunun gibi birçok yerde konserlere devam etmişti.
    Şebnem Ferah, ODTÜ ekonomi bölümünü kazanınca Ankara'ya yerleşmek zorunda kaldı ve burada tanıştığı, barlarda çalan "The Bad"in solisti olan konservatuar öğrencisi Özlem Tekin'i Volvox'a dahil etti. Yanlız grubun diğer üyeleri İstanbul'da okurken Şebnem'in Ankara'da olması Volvox'u dağılma noktasına kadar getirmişti. ( Ebru Bank Boğaziçi İngiliz Dili ve Edebiyatı, Gül Ağırca Marmara Güzel Sanatlar Endüstri Tasarımı, Özlem Tekin Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzikoloji bölümünde okumaktaydılar)Şebnem, kendi deyimiyle "hayatının sil baştanı" olan kararını vererek ODTÜ ekonomiyi ikinci sınıfta bırakarak İstanbul'a yerleşti ve İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünde okumaya karar verdi. Hiç sevmediği bir bölümde okuyordu ve ekonomist olmak istemiyordu. O sadece müzik yapmak istiyordu ve bu yüzden de herhangi bir bölümden mezun olmak onun için yeterliydi.
    İstanbul'da ilk konserlerini 28 Nisan 1991 de Pentegram'la birlikte Pangaltı İnci Sinemasında verdiler. Odtü festivalinde, Boğaziçi Üniversitesinde, Bilsak rock cafede ve İzmir club 33 te birçok konserler verdiler. Volvox daha sonraları Kemancı, Sis, Manhattan gibi barlarda çalmaya başladı. Bu mekanlarda çalmak Şebnem Ferah ve grup üyeleri için çok önemli bir deneyim olmuştu. Daha sonraları grup üyelerinin birer birer ayrılması ve sadece cover şarkılar söyleyip üretememek, onları dağılma noktasına getirmişti ve Türkiye'nin ilk bayan rock grubu Volvox 1994 yılında dağıldı. Volvox dağılmıştı belki ama Şebnem Ferah, hayatına yön verecek fırsatı yakalamıştı. TRT'de Kokteyl programında Volvox'un bir demosu yayınlanmıştı. Bu klipte gitar çalıp vokal yapan Şebnem Ferah. Sezen Aksu'nun dikkatini çekmeyi başarmıştı. O günden sonra Sezen Aksu'ya ve birçok ünlü müzisyene vokalistlik yaptı ama onun amacı kendi müziğini yapmaktı. Çünkü;rock müziğin ihtiyacı olan duygularına cevap vereceğini hissetmişti. Raks'ta Sezen Aksu ve Onno Tunç'a ‘Deli Kızım Uyan' şarkısını dinletti ve çok beğenilmişti. Sezen Aksu ve Onno Tunç, cesaretine ve sesine hayran kaldıkları Şebnem'e albüm yapmaya karar vermişlerdi artık. Hazır olan birkaç şarkıyla beraber albüm için hazırlıklara başladılar. UNUTULMAYACAK BİR ALBÜM; KADIN 15 Kasım 1996 Cumartesi günü Kadın adlı ilk solo albümü çıkmıştı artık. Türk rock müziği için çok önemli bir tarihdi bugün. Çünkü, böyle bir albümün benzeri daha önce yoktu. Bu şartlar altında ki ilk albümü kopyalar hariç 400 bin satmıştı. Bu rakam beklentilerin çok üzerinde olmuştu. Albümde hard-rocktan slow baladlara değin 10 parça yer aldı. Söz ve müzikleri kendisine ait olmakla birlikte 4 şarkıda da Sezen Aksu'nun desteği olmuştu. Hazırlığı iki yıl süren albümün prodüktörlüğünü İskender Paydaş yapmıştır. Albümün ilk videosu ‘Vazgeçtim Dünyadan' adlı şarkıya çekildi. Bu şarkı ve videoyla müzik listelerinde uzun süre bir numarada kaldı. 'Vazgeçtim Dünyadan' dediği için bir kesimden tepkilerde almıştı ama O bu sözleiyle;'Nasıl birşeyleri sevebiliyorsak onlardan vazgeçebileceğimizinde çok doğal olması gerçeğini dile getiriyordu sadece. Kendi deyimiyle, bu albüm bir rüya ekiple hazırlanmıştı. İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük ve Demir Demirkan gibi başarılı müzisyenlerin katkısı albümde kendini göstermişti zaten. Daha sonra, Yağmurlar, Bu Aşk Fazla Sana ve Fırtına şarkılarınıda video çekildi. Bu Aşk Fazla Sana' şarkısı çok önemli bir hit oldu.
    Şebnem Ferah, İlk konserini "04 Nisan 1997" de "İzmir Ege Üniversitesi" nde verdi ve büyük bir kalabalığa yaklaşık 6000 kişiye unutulmayacak dakikalar yaşattı. İzmir'deki konserin ardından Türkiye\'nin çeşitli yerlerinde konserlerine devam etti ve bu konserlerin yanı sıra düzenli bar programları da yaptı. "Kadın" albümü rock müzikseverler için vazgeçilmez bir klasik haline gelmiştir. Şebnem Ferah bu albümü, kendisine müzik yaşamında desteklerini hiç esirgemeyen anne ve babasına ithaf etmiştir. "Kadın"ın getirdiği başarının ardından gösterime girdiği bütün ülkelerde hasılat rekorları kıran Walt Disney yapımı "Little Mermaid"in (Küçük Denizkızı)"O Dünyada" adlı soundtrackini de seslendirmiştir. Mavi Sakal'dan Murat Tümer'in önerisiyle, Pepsi Music'in düzenlediği "Daha Fazlasını İste" turnesi kapsamında Kenan Doğulu ile birlikte ilk konserlerini İzmir'de verdikten sonra Türkiye'nin çeşitli yerlerinde de konserler vermeye devam etmiştir.
    Şebnem Ferah'ın hayatında müzikal anlamda başarılar ne kadar büyük olduysa, o dönemlerde acı olaylarda o kadar büyük olmuştu. 1998 yılında ablası Aycan Ferah'ı yitirdi. Şebnem, ablasının o güzel sesiyle söylediği şarkıları artık yüreğinde hisseder olmuştu. Bu büyük acıya karşı direnişlerinde de yaptığı müziğe sığınacaktı…
    ACILARA KARŞI KISA CÜMLELER... Yaklaşık üç yıllık bir aradan sonra 30 Haziran 1999 Çarşamba günü "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" adlı ikinci albümünü çıkardı. Ona müzik aşkını ilk kez hissettiren ve adeta öğreten ablası Aycan Ferah'ın anısına ithaf ediyordu bu albümü. Şebnem Ferah bu albümünde, kendi deyişiyle "hayal dünyasıyla gerçek hayatı arasındaki gelgitlerden oluşan hikayelerini" anlattı. Ferah, bu albümde de yine İskender Paydaş, Demir Demirkan ve Tarkan Gözübüyük üçlüsüyle çalıştı. Albümdeki 9 parçanın söz ve müzikleri kendine aitken "Yorgun" isimli şarkının söz ve müzikleri Kurban grubundan tanıdığımız Deniz Yılmaz'a ait. Ayrıca bu albümün cdsinde bir Bülent Ortaçgil klasiği olan "Değirmenler" parçasınıda yorumlamıştır. Alternatif müziğin aranan isimlerinden Hakan Kurşun ise kayıt masasında tüm marifetlerini gösterdi. Albümden çıkan ilk hit ve video klip, sade altyapısı ve Ferah´ın duru vokaliyle süslediği "Bugün" oldu. Albümün en iyi parçalarından biri olan ve albümle aynı adı taşıyan "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" üzerine; 'Bu parçayı kaydederken herhangi bir düzenleme yapmaktan kaçındım. Yalnızca bir gitar eşliğinde söyledim çünkü gitarı alıp, evinize gelip birlikte şarkı söylemiş olmayı hissedelim istedim.' diyor Şebnem Ferah ve ekliyor; 'Sadece bu parçada değil albümdeki tüm parçalarda kalbimi sonuna kadar açmakta hiç tereddüt etmedim çünkü sizler benim arkadaşım oldunuz. Yakınlarınızda olduğumda kendimi çok huzurlu hissediyorum'. Ayrıca Şebnem Ferah bu şarkısıyla hayatına giren herkese teşekkür etme fırsatıda buluyordu. Düşüncelerinin, duygularının, acılarının dili şarkıları oluyordu her defasında. Bu arada ikinci bir büyük acıyla daha karşı karşıya kalıyordu Şebnem Ferah. Tüm Türkiye'yi yasa boğan 17 Ağustos 1999 depreminde babası Ali Ferah'ı yitiriyordu. Hiç beklemediği bir anda gelen bu ölüm haberi, hayatının en büyük hayalkırıklığını oluşturuyordu. Bu iki büyük acının üzerine şunları diyordu; 'Herkesin hayatında üzücü şeyler olabiliyor ama benim ki çok yoğundu. Bir sihir var gibi sanki. Bunlara karşı bir antiformül üretiyorsun bir şekilde kendini yenileyip nerede kalmıştık diyerek hayata devam ediyorsun. 'Deprem sonrası hiçbirşey yapmak gelmemişti içinden. Çünkü, babası hayatının önemli bir karakteriydi. 'Ne oluyor' diye anlamaya çalışırken her zaman yaptığı gibi müziğine sarılıyordu yeniden. Acı kısa zamanda çok şeyler katmıştı hayatına...
    "03 Ekim 2001" tarihinde "Perdeler" adlı üçüncü albümü universal müzik etiketiyle yayınlandı ve yine büyük beğeni topladı. Bu sefer ki albümde Şebnem, İskender Paydaş ve Pentagram üyeleriyle değil de sahnede birlikte çaldığı müzisyenlerle çalışmıştı. (Buket Doran, Aykan İlkan, Ozan Tügen, Metin Türkcan) Bu albümden ilk video, albümle aynı adı taşıyan "Perdeler" şarkısına çekildi. Klip, Türkiye standartlarının çok dışında ve oldukça güzel görüntüler barındırıyordu. Bu klipten kısa bir süre sonra "Sigara" şarkısına da videoklip çekildi. Bu şarkı çok sevildi ve uzun süre dillerden düşmedi. Ayrıca Apocalyptica ile birlikte yorumladığı "Perdeler" adlı şarkısıyla da bir ilke imza atmıştır Şebnem Ferah hayranlarına bu albümde bir sürpriz yaparak albüm dışı olarak "Yemen Türküsü"nü de seslendirmiştir. Perdeler albümünde de Şebnem Ferah'ın samimi duyguları şarkılara yansımıştır ve onu en çok ne yıpratmışsa ona en çok ne dokunmuşsa onları aktarmıştır...
    İki yıllık bir aradan sonra 15 Mayıs 2003 Perşembe günü "Kelimeler Yetse" adlı dördüncü albümüyle bizlerin karşısına çıktı yine. Aslında bu albümün ismi son ana kadar "Mayın Tarlası" olarak düşünülmüştü. "Ben Şarkımı Söylerken" ilk videoklip şarkısı oldu ve Şebnem Ferah yeni imajıyla beraber uzun süre gündemde kaldı. Şarkı listelerde, haftalarca bir numarada kalmayı başardı. Televizyon programları, ropörtajlar, konserlerle beraber yoğun bir tempo içine giren Şebnem Ferah ikinci videoklibini ise "Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler" isimli şarkıya çekmiştir. Arkasından yine önemli bir hit olan "Mayın Tarlası"na da bir videoklip çekilmiştir. Yine bu albümdeki bütün söz ve müzikler kendisine aittir. Bu albüm için; 'Çok yaşanmışlık var çok daha kendi hayatımdan çok daha dertleşir gibi ama bir otobiyografi değil. Kişisel yolculuğuma dair daha rahat daha cesur ve söylemek istediklerimi daha net söyledim. 'diyor Şebnem Ferah. Aynı yıl Fanta için reklam müziğini, Teoman ve Mor ve Ötesi ile seslendirip bu isimlerle beraber 22 günde tam 17 şehirde unutulmaz konserler vermiştir. Fanta'nın "Dostluğun Rengini Yakala" adlı toplama albümünde de üç şarkısıyla(Bu Aşk Fazla Sana, Sigara, Bugün) yer almıştır.
    BENİM CAN KIRIKLARIM VAR... Bu defa Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde, Pasaj müzik etiketiyle “5 Temmuz 2005 Salı günü” 5. albümü "Can Kırıkları"nı yayınlayarak yeniden sevenlerine merhaba dedi Şebnem Ferah. Albüm üçbuçuk aylık bir stüdyo çalışması sonrasında hazırlandı. Şebnem Ferah'a ait 10 şarkının yer aldığı albümün İlk klibide albümle aynı ismi taşıyan şarkısı “Can Kırıkları”na geldi. Son albümlerine oranla sert sounduyla dikkat çeken albümünün, 29 Temmuz 2005 günü Parkorman'da gerçekleşen gala konseriyle yeniden dinleyicilerine kavuşan Şebnem'in yeni albüm konserleri çeşitli mekanlarda devam etmekte. Albümün ikinci videoklibi ise "Çakıl Taşları" adlı şarkıya gelmiştir. Adını Karin Karakaşlı'nın aynı adlı kitabından alan albüm, Şebnem Ferah'ın başarılı ve sıcak sahne performansını yansıtabilen bir stüdyo kaydı olarak da dikkat çekiyor.
    Şebnem Ferah'ın müzikal anlamda yaptıkları, sadece bu beş albümle sınırlı kalmamıştır. Çoğu müzisyene geri vokal yaparak eşlik etmiş kimisinin albümünde ise düetleriyle yer almıştır. Ayrıca birçok film ve reklam müziğinide seslendirmiştir. Polat Bülbüloğlu(Azerbaycan Kültür Bakanı)-Gel Ey Seher, Teoman-İki Yabancı, En Güzel Hikayem, Kargo-Kalamış Parkı, Müzeyyen Senar-Sarı Kurdelam Sarı gerçekleştirdiği düetlerinden bazılarıdır. Sertap Erener, Tarkan, Haluk Levent, Nilüfer, Sezen Aksu, Özlem Tekin, Çelik Erişçi, Umay Umay, Levent Yüksel, Mor ve Ötesi gibi Türkiye'nin başarılı müzisyenleri ve gruplarıyla da geri vokal çalışmaları olmuştur. Little Mermaid(Küçük Deniz Kızı)-O Dünyada, ‘Ay Işığında Saklıdır'dizisinin soudtracki, Akbank ve Pepsi reklam müziklerinide seslendirmiştir. Şebnem Ferah, dinleyicileriyle olan diyaloğunu sadece konserler ve albümleriyle gerçekleştirdiği için televizyon ekranlarında ya da gazete köşelerinde yaptığı müziğin dışında çok fazla yer almamaya özen gösteriyor. Gereksiz medyatik olmayı, yapmadığı, yapmayacağı şeylerle gündeme gelmek istemiyor. Her zaman, sadece yaptığı müzikle anılmak istiyor. Bu yüzden, en korktuğu şey sorulduğunda ‘müzikle ilgili heyecanımı kaybetmek' cevabını veriyor. Müziği sadece iki şey için yapıyor; 'Kendini tatmin etmek ve iletişim kurmak için'. İnsanların hayatlarından üç dört dakika çalmak hoşuna gidiyor. Ne var ki Şebnem Ferah'ın her şarkısını dinlediğinizde, o büyülü sesin eşliğinde şarkıyla beraber yolculuğa çıkarsınız. Sadece içinden geçenleri ve hissettiklerini yazdığı için herhangi bir şarkısında bile müziğinin samimiyetiyle karşı karşıya kalırsınız.
    Şebnem Ferah, dışarıda vakit geçirmektense evde olmayı tercih ediyor. Çünkü ev düzeni, işiyle ilgili her şeyi yapabilecek şekilde. Boş zamanlarında, evde ki ahşap eşyaları boyamayı çok seviyor ve de playstation oynamayı. . . Ayrıca, nutella, domates suyu ve diet kola vazgeçilmezleri arasında. Tori Amos, Alanis Morisette, Skin ve Sinead O'Conner sevdiği müzisyenlerden birkaçı...


  5. #45
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri

    Sertab Erener


    Sertab Erener 1964 yılında İstanbul'da doğdu. Müziğe olan tutkusuyla ve soprano olarak gördüğü ilgiyle Sertab'ın farklılığı henüz İstanbul Devlet Konservatuarında okurken göze çarptı. Bugüne kadar albümleri 4 milyonun üzerinde sattı ve çıkardığı her albüm altın ve platin plak ödülü kazandı.
    Altı senelik müzik eğitimini tamamladıktan ve konservatuardan mezun olduktan kısa bir süre sonra benzersiz yeteneği ve performansıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. 1990'ların başında, Sezen Aksu gibi bir çok ünlü sanatçıyla aynı sahneyi paylaştı. 1992'de yine Sezen Aksu'nun desteğiyle ilk albümü "Sakin Ol"u çıkardı. Bu albümün tirajı 1 milyonu aşmasıyla beraber Türkiye'nin en iyi satan çıkış albümü oldu. Sertab Erener'in ikinci albümü "Lal", 1994'de yayınlandı. Ardından 1997'de "Sertab Gibi" ve 2001'de "Turuncu" isimli albümleri çıktı.
    Türkiye'de benzeri olmayan müzik kariyerinde bu güne kadar 5 milyona yakın albüm sattı ve sayısız ödül aldı. Eşsiz sesi ve spektaküler sahne performansıyla büyük bir hayran kitlesine sahip oldu ve bir çok insanın beğenisini kazandı. Opera'dan pop'a kadar bir çok müzik türünü kapsayan ses yeteneği ve unutulmaz sahne gösterileri sayesinde Jose Carreras ve Ricky Martin gibi dünyaca ünlü sanatçılarla düet yapma imkanı buldu. Türkiye'nin en iyi satan bayan pop sanatçısı olarak Sertab'ın bir sonraki hedefi Avrupa'daki dinleyicilerin beğenisini kazanmak oldu.
    Avrupa'ya açılmanın ilk adımı, Ricky Martin ile yaptığı "Private Emotion" adlı single düeti oldu. Bu düet, Latin Amerika'lı sanatçının 1999'da yayınlanan İngilzce albümünün Türkiye ve Ortadoğu baskısında yer aldı.
    Aynı yıl, Sertab'ın ilk dönem kayıtlarından bir olan "Lal", Sony Müziğin çıkarttığı "Soundtrack for a Century" compilation set'ine seçildi. 500'den fazla parçanın yer aldığı ve Sony Music tarafından "son 100 yılın en etkili müzikleri" olarak tarif edilen bu 26 CD'lik compilation set'te yer alan tek Türk sanatçı Sertab Erener oldu. Ricky Martin ile yaptığı düet ve "Soundtrack for a Century", Sertab'ı Türkiye dışındaki dinleyici kitlesine başarı ile tanıttı.
    Sertab Erener, Şubat 2000'de, Avrupa için hazırlanmış ve kendi ismini taşıyan ilk albümünü yayınladı. Bu albümde, en büyük hitlerinin yanısıra yeni parçalar da yer aldı. Albümün Avrupa medyasına ve müzik basınına tanıtımı, Brüksel'de muhteşem bir show ile gerçekleşti. Bu albüm en büyük beğeniyi, Sertab'ın bir çok konser verdiği ve önemli festivallere katıldığı Benelux ülkelerinde kazandı. Albümün çıkışıyla Avrupa'daki başarının kapısı açılmış oldu.
    2001 yılında "Turuncu" adlı Türkçe albümü piyasaya çıkan Sertab Erener'in, 24 Mayıs 2003'de, Letonya'nın başkenti Riga'da elde ettiği Eurovision başarısının ardından "Every Way That I Can" single'ı piyasaya çıktı. Sertab Erener'in ismi, Avrupa'da bütün gazetelerde yer aldı. Reuters ve AP haber ajansları, "Every Way That I Can"in tüm Avrupa'da bir numaralı yaz parçası olacağına dair tahminler yürüttü. Bu tahminler doğru çıktı! Single tüm Avrupa müzik marketlerde satışa sunuldu ve haftalarca Avrupa müzik market satış listelerinde bir numara olarak kalmayı başardı. "Every Way That I Can", MTV ve VH1 Europe tarafından olağanüstü bir destek gördü ve Avrupa radyolarından Top 30 yayın desteği aldı. Bunun yanısıra, Almanya ve İsviçre'de top 10; İspanya, Avusturya, Belçika ve Hollanda'da top 5'e çıktı. İsveç ve Yunanistan'da 4 hafta boyunca 1 numarada kalmayı başardı. Elde ettiği yüksek satış rakamı nedeniyle Sertab Erener'e Yunanistan'da Platin Plak ödülü verildi. "Every Way That I Can", İsrail, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'da hit oldu ve İngiltere'de top 75'den listelere girmeyi başardı.
    Eurovision başarısının ardından 2004 yılının Ocak ayında Sertab Erener, "No Boundaries" adlı ilk İngilizce albümünü çıkardı. "No Boundaries", başta Almanya olmak üzere Hollanda, İsveç, İsviçre, Avusturya, Belçika, İspanya, Yunanistan, İngiltere, Polonya, Çek Cumhuriyeti gibi pek çok Avrupa ülkesinde müzik marketlerde yer aldı. Almanya'nın Berlin şehrinde büyük bir albüm tanıtım partisi düzenlendi. Albümde Anggun, Galleon Grubundan Gilles Luka ve Philippe Laurent, Britney Spears'ın de pek çok albümünde prodüktörlük yapan Peter Kvint gibi çok sayıda uluslararası söz yazarı, besteci ve prodüktör yer aldı.
    "No Boundaries"in yapım aşamasında, aralarında Sertab Erener'in seslendirdiği "One More Cup of Coffee" adlı şarkının da yer aldığı Bob Dylan albümü piyasaya çıktı. Albümdeki bu şarkı Amerika'da geniş yankı uyandırdı. Penelope Cruz, Jessica Lange, Johny Goodman ve Jeff Bridges'ın başrollerini paylaştığı "Masked and Anonymous" adlı Hollywood yapımı filmde "One More Cup of Coffee" şarkısı Sertab Erener'in yorumuyla soundtrack olarak seçildi.
    "No Boundaries", Haziran 2004'de Japonya'da da piyasaya sürüldü ve Japon dinleyiciler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Albümün çıkış şarkısı olan "Here I Am", "A Tale of Two Sisters" adlı Japon-Kore ortak yapımı filmin tanıtım müziği olarak kullanıldı ve filmin soundtrack albümünde yer aldı. Sertab Erener, albümün tanıtımı ve film galası için gittiği Japonya'nın başkenti Tokyo'da, Japon medyası tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.
    Eurovision başarısının ardından kariyerinde yurtdışı kapısını açan "No Boundaries" ile tüm Avrupa ve Uzak Doğu'da büyük ilgi gören Sertab Erener, 4 yıl aradan sonra Türkçe albümü "Aşk Ölmez"i piyasaya çıkardı.
    Tamamı Türkçe şarkılardan oluşan yeni albümde yer alan bütün şarkıların söz ve bestesi sanatçının kendisine ait.


  6. #46
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri

    Sibel Can



    Sibel Can, 1 Ağustos 1970'de İstanbul'da doğdu. Sibel Can, ilk ve orta öğreniminin ardından müzisyen olan babasının da etkisiyle sahnede olmayı düşlemeye başladı. Can'ın babası çeşitli sanatçılara keman çalardı. Sibel Can 14 yaşındayken dansa merak sardı. İlk olarak babasının, diğer şarkıcılarla çıktığı yurtdışı programlarına oryantal dansçı olarak katıldı. Dans konusunda oldukça yetenekliydi. Kulaktan kulağa yayılan ünü sayesinde Fahrettin Aslan tarafindan keşfedildi. Böylece Maksim Gazinosu'nun oryantal dansçısı oldu.


    Sibel Can üç yıl kadar dans etti. Türkiye'nin en iyi dansözlerinden biri olarak gösterildi. Fakat Can'ın asıl niyeti şarkı söylemekti. Bu konuda ilk elinden tutan da yine babası oldu. Bu arada babasının çevresindeki birçok ustadan eğitim aldı. Ve 1988 yılından itibaren Maksim Gazinoları'nda bu kez solist olarak sahne almaya başladı. Sibel Can'in ilk albümünün yapımcılığını Orhan Gencebay üstlendi. Can, genişçe bir dinleyici kitlesi edinen ilk dört albümünde daha çok arabesk ağırlıklı şarkılar yorumladı.


    1995 yılında yayınlanan "Şarkılarda Senden Yana" albümünde tarzını biraz değiştirdi. Albümdeki "Deli Yüreğim", "Dedikodu" gibi parçalar Can'ın eski albümlerine nazaran daha çok ses getirdi. 1997 yılında ise, Serdar Ortaç'ın bestelediği "Padişah"lı albüm yayınlandı. "Padişah"la birlikte Sibel Can, Türkiye'nin en çok konuştuğu isim haline geldi. Ana haber bültenleri bile Sibel Can'sız bir akşam geçirmiyorlardı. Sibel Can bu arada albümün etkisiyle ödüller aldı, televizyon programları, televizyon dizileri yaptı ve belirtilmek gerekir ki "Berivan" dizisiyle adından cok bahsettirdi. Sibel Can'ın bundan sonra çıkarıdığı albümler büyük etkiler yarattı. "Daha Yolun Başındayım", "Sibel Can Şarkıları", "Canım Benim", "Sen Benimsin".


    Sibel Can'nın ayrıca özel hayatında da birçok değişiklik oldu. Can, uzun süre evli kaldığı Hakan Ural'dan boşandı ve bir süre sonra da Sulhi Aksüt ile evlendi.


    Şu an yeni imajıyla ve yepyeni devleri bulusturan albümüyle kasırgalar estiriyor müzik dünyasında.


  7. #47
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri

    Soner Arıca



    Fatsa'da, 7 çocuklu bir ailenin son üyesi olarak dünyaya geldi. İlkokulu Fatsa'da, Sakarya ve Dumlupınar İlkokulları'nda okudu. Orta öğrenimini Fatsa Ortaokulu'nda tamamladı. Şişli Koleji'nde lise eğitimini yapmak üzere İstanbul'a geldi. Liseyi bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünü kazandı. Üniversite eğitimini yaparken;
    - TRT' nin kendi bünyesinde oluşturduğu gençlik korosunda ilk müzik eğitimini aldı.
    - Engin Cezzar yönetimindeki Tiyatro Eğitim Stüdyosu'nda kısa dönem sahne için çalışmalar yaptı.
    - Aynı yıllarda reklam filmlerinde oyunculuk ve modellik deneyimleri başladı. 25 reklam filminde başrol oyuncusu oldu.
    1986 yılında profesyonel manken olarak podyumlarda yerini aldı. 5 yıl mankenlik yaptı. Mankenlik yaparken, bir reklam ajansında casting sorumlusu ve prodüksiyon asistanı olarak görev aldı.
    1988 yılında müzik için ilk yoğun çalışma dönemi başladı.
    Sırasıyla:
    - Melih Kibar okulunda keyboard ve solfej,
    - Belkıs Aran'dan şan,
    - Timur Selçuk'tan şan ve solfej dersleri aldı.
    İlk albümü Bir Umut 1992 yılında çıktı ve sırasıyla:
    - 1994 En Güzel Serüven
    - 1995 Yaşıyorum
    - 1996 Yalvarma (Maxi Single)
    - 1997 Herşey Yolunda
    - 1998 Sen Mutlu Ol (Maxi Single)
    - 1999 Şarkılar Var
    - 2001 Kusursuz Aşk
    - 2002 Remix
    - 2003 Aşkla Oldu - Best Of Soner Arıca
    - 2004 Hatıram Olsun
    - 2005 Benim Adım Aşk albümlerine imza attı.
    Şarkı söylemeye başladığı 1992 yılında mankenlik mesleğini tamamen noktaladı. Popsi dergisinde haftalık yazılar yazdı. Sokak çocukları için yoğun çalışmaları oldu. 1997 yılında yaptığı çıplak takvim ses getirdi.
    2000 yılında bir TV dizisinde ilk oyunculuk deneyimini yaşadı. "Kurşun Kalem" isimli dizi TRT için hazırlandı. 2002 yılında sokak çocukları için 2. takvimini yaptı. Yine 2002 yılında Bursa'da özel bir tiyatroda "Love Story" nin başrolünde oynadı ve bu tiyatro deneyiminde çok başarılı oldu.
    2003 yılında burçlar takvimini yaptı. 2004 yılında Fransızca eğitimi için Fransa'ya giderek birkaç ay Paris'te kaldı. 2005 yılında uzun zamandır üzerinde çalıştığı romanı "Belki de Hiç Unutmadım"ı yayınlandı.
    Soner Arıca, 42 klip ile "en çok klibi olan sanatçı" ünvanına sahip...


  8. #48
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri

    Teoman



    20 Kasım 1967'de Giresun Alucra'da dünyaya gelen Teoman Yakupoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun. İstanbul Üniversitesi Kadın Araştırmaları bölümünde masterini tamamlayan Teoman, ilk müzik grubu Indians'ı 1986 yılında arkadaşlarıyla birlikte kurdu ve uzun yıllar bu grubun solistliğini yaptı. Bir çok konser ve kayıt çalışmalarının ardından, grubun dağılması ile birlikte çeşitli sanatçıların albümlerinde ve bir çok grupta solist olarak yer aldı.


    1996 yılında Roxy'de gerçekleştirilen "Roxy Müzik Yarışması" nda, ilk solo albümünde de yer alan "Ne Ekmek ne de Su" ve "Yollar" isimli parçalarıyla "en iyi beste" ve "en iyi grup" ödüllerini aldı. Teoman 1996 yılında ilk albümü "Teoman"ı İstanbul Plak’dan çıkardı. 1998 yılında piyasaya çıkan "O" isimli ikinci albümünde NR1 Müzik ile çalışmaya başlayan Teoman, üçüncü albümü "Onyedi" de yine NR1 Müzik etiketini taşıyor. Albümlerinde yer alan şarkıların birçoğunu kendi yazıp besteleyen Teoman, "O" ve "Onyedi" isimli albümlerinde Prodüktör olarak Rıza Erekli ile çalıştı.


    "O" isimli albümde Orhan Atasoy ve Ercüment Vural'ın unutulmaz bestesi "Gemiler"i ve üçüncü albümü "Onyedi" de yer alan Ajda Pekkan'ın klasikleşmiş şarkısı "Uykusuz her Gece"yi ve Bora Ayanoğlu'nun "O Yaz" isimli şarkısını yeniden yorumladı ve dinleyicilere tekrar sevdirdi. Teoman, müzik çalışmalarından arta kalan zamanlarında kitap okumayı, sinemaya gitmeyi, yazı yazmayı, arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi ve müzik dinlemeyi seviyor.

    • Teoman
    • O
    • On yedi
    • Gönülçelen
    • En Güzel Hikayem


  9. #49
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri

    Tuğba Özerk



    4 Haziran 1980 yılında İzmir'de doğdu. İlkokulu Melih Özakat, Ortaokulu Özel Çakabey Lisesi ve lise eğitimi itibariyle de konservatuara devam etti. Bu arada okul hayatının 7 yaşında başlamasıyla müzik eğitimi TRT ve İzmir Devlet Konservatuarının çocuk korolarında aynı zamanlarda başlamış oldu.
    İlk geri vokal deneyimini 12 yaşında Sezen Aksu'yla beraber 1992 yılında gerçekleştirdi. Sezen Aksu'nun yanında solo ve vokal çalışmaları devam ederken okul hayatı İzmir de devam etmekteydi.
    İlk tv programına yine Sezen Aksu'yla 1992 yılında TRT'de çıktı. Geri vokal çalışmalarının yanısıra bu programda solo bir şarkı da seslendirmesi kamuoyunda büyük ilgi gördü. Büyük yetenek olarak lanse edilen Tuğba Özerk'in sahne ve müzik hayatı tam anlamıyla böyle başladı denilebilir. Okul hayatı bittikten sonra İstanbul'a taşınan sanatçı aralarında Ege, Deniz Seki gibi isimler bulunan sanatçılara geri vokal yaptı.
    Daha sonra solo sahne çalışmalarına başlayan Özerk, 2003 yılının başında ‘Dün gibi' adlı ilk solo albümünü çıkardı. "Aşk yarası" adlı şarkısıyla uzun süre radyolarda liste başlarında yer aldı. Albümle beraber oyunculuk yönünü gösterebilme fırsatı yakalayan sanatçı, ATV'nin uzun süre yayınladığı dizisi "Böyle mi Olacaktı" da bir sene kadar rol aldı. İlk albümünde bir tane bestesi olan Özerk iki senelik boşlukta bir çok besteye de imza attı.


  10. #50
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri

    Yavuz Bingöl



    Yavuz Bingöl, edebiyatçı bir baba ve müzisyen bir annenin çocuğu olarak 1964'de İstanbul'da doğdu. Bingöl, babasının işi dolayısıyla öğrenim hayatını çeşitli illerde sürdürdü. Örneğin ilkokulu Kars, Ankara gibi çeşitli illerde beş ayrı okulda bitirdi. İlkokulun ardından Ankara Devlet Konservatuarı Korno-Piyano bölümüne iyi bir dereceyle girdi.


    1979 yılı sonunda konservatuardan ayrılan Bingöl, bir süre müziğe ara verdi. 1983'de yeniden başladı. Bir yıl sonra askere giderek, 18 ay boyunca Erzurum ve Kars orduevlerinde müzikle ilgili çalışarak kendisini geliştirme fırsatı buldu.


    1986'da askerden döndü ve evlendi. Bir kızı oldu. 1987-1989 yılları arasında İzmir Fuarı'na gelen Huri Sapan, Hakkı Bulut, Belkıs Akkale, Hülya Süer, Bergen, İbrahim Tatlıses, Zekeriya Ünlü ve Müslüm Eren gibi birçok sanatçıya bağlamasıyla eşlik etti


    Bu dönemde bir yandan da çocukluk arkadaşlarıyla orkestra kurarak düğünlere katıldı.


    1989 yılının sonunda, Yavuz Bingöl, İzmirli müzisyen arkadaşı Nihat Aydın ile birlikte Grup Umuda Ezgi'yi kurarak yedi yıl protest müzik yaptı. Bu süreçte 15'e yakın besteye imza atan Bingöl, 95 yılında Grup Umuda Ezgi'den ayrılarak kendi müziğini yaratmak üzere çalışmaya başladı ve "Sen Türkülerini Söyle" adlı ilk albümünü hazırladı. Albüm büyük ilgi gördü.


    "Baharım Sensin", "Gülen Az", "Sitemdir", "Unutulur Herşey" isimli albümleri bulunan Yavuz Bingöl 1998 yılında "Cumhuriyet", 1999 yılında da "Salkım Hanım'ın Taneleri" adlı filmlerde aldığı rollerle sinemaya da adımını attı.


  11. #51
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri

    Yeşim Salkım



    Müzisyen bir babanın kızı olan Yeşim Salkım, küçük yaştan itibaren müzikle içiçe büyüdü. Müziğe karşı ilgisi ve yeteneğiyle dikkat çeken Salkım, yüksek öğrenimini müzik üzerine, İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı Klasik Türk Sanat Müziği Bölümünde tamamladı. Konservatuardan mezun olduktan sonra 1993 yılında "Hiç Keyfim Yok" adlı ilk albümünü çıkarttı. Bu albümle birlikte müzik listelerini alt üst eden Yeşim Salkım, kısa sürede Türk Pop Müziğinin en başarılı isimleri arasına girmeyi başardı.
    İlk albümündeki başarısını çıkardığı diğer albümler ve çektiği kliplerle perçinleyen genç sanatçı, Türkiye'nin en iyi sesleri arasında kalıcı olmayı başardı. Hem sesi, hem de sahne performansıyla büyük bir hayran kitlesine sahip olmayı başaran Yeşim Salkım, fotojenikliği sayesinde de sayısız müzik, magazin, gençlik ve haber dergisinin kapaklarını süsledi.
    Sadece sesiyle değil, güzelliği ve modellik yeteneğiyle de aranan bir yüz oldu ve bir çok moda çekimi için özel poz verdi. Müzikte başarısını kanıtlayan Yeşim Salkım, 1997 yılında ilk oyunculuk denemesini EŞKIYA filmindeki başrolüyle yaptı. Eleştirmenler tarafından Salkım'ın oyunculuğu çok beğenildi. Dönemin en başarılı Türk filmi olan EŞKIYA, haftalarca kapalı gişe oynadı. Yeşim Salkım'ın sinema ve oyunculuk kariyeri 2001 yılında çevirdiği ŞARKICI adlı filmdeki başrolüyle, Türk Sineması'nın Oscar'ı sayılan Altın Portakal ödülünü kazanmasıyla zirveye ulaştı.
    Yeşim Salkım, hem sesi, hem güzelliği, hem de oyunculuk yeteneği ile komple bir sanatçı olarak herkes tarafından çok sevildi. Salkım, müzik ve sinemayla ilgili büyük projelerde akla ilk gelen isim oldu.
    2005 yılına kadar çıkarttığı 6 albümde toplam 66 parça seslendiren Yeşim Salkım, bunlardan 19'una klip çekti. Biri dizi film olmak üzere, 4 filmde oynadı ve Şarkıcı filminin soundtrack albümünde 2 şarkı seslendirdi. Ayrıca ünlü besteci Melih Kibar'ın Yadigar albümü için söylediği Rüya adlı parça için de klip çekti.
    Yeşim Salkım sosyal yönü ve yardımseverliğiyle de halkın sempatisini topladı. Birçok vakıf yararına verdiği halk konserleri ve yaptığı çeşitli yardımlarla her zaman gündemde kaldı. 3 kez Türkiye turnesine çıktı ve verdiği halk konserlerindeki sempatik tavırlarıyla halkın sevgilisi oldu.
    Yıldırım Mayruk, Cengiz Abazoğlu ve Cemil İpekçi gibi dünyaca ünlü Türk modacılarının bir çok defilelesinde şeref konuğu olarak podyuma çıktı. Defilelerde özel kıyafetleri üzerinde başarıyla taşırken, top modelleri aratmadı.
    Yeşim Salkım, Johnnie Walker, Carmina ve Nurol Menkul Kıymetler gibi sponsorlarla birçok ortak çalışmaya imza attı. Lösemili çocuklar ve yardıma muhtaç çocuklar yararına verdiği ücretsiz konserlerin yanısıra, uyuşturucuya karşı savaş açarak sosyal yardımlaşma konusunda öncülük etti.
    Yeşim Salkım, gerek müzik kariyeriyle, gerekse oyunculuğuyla Türkiye'nin önde gelen sanatçıları arasında en dikkat çeken isimlerden biri oldu.
    2000'li yıllara doğru gelişen Türk Pop müziğinin gerçek bir yıldızı olarak, adını altın harflerle yazdırmayı başaran Salkım, bir kız çocuk annesi...


  12. #52
    Durum : * by-ibo * isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Dec 2008
    Yaş : 26
    Mesajlar : 1,224
    * by-ibo * has a spectacular aura about * by-ibo * has a spectacular aura about

    Cevap: Sanatçıların Biyografileri

    Yonca Lodi



    1974 yılında hayata merhaba diyen Yonca Lodi çocukluğunu Beşiktaş'ta yaşadı. Lise yıllarına kadar müzikle sadece dinleyici olarak ilgilenen Yonca daha sonra Çağdaş Müzik Merkezi'ne kayıt yaptırdı ve okul orkestrasıyla bazı konserlere katıldı.
    İki yıl boyunca ustalarım dediği Mine Mater ve Timur Selçuk'tan şan ve solfej dersleri alarak 1992 yılında yetenek sınavını birinci olarak geçti ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları Opera-Şan Bölümü'ne kaydını yaptırdı.
    1993 yılında okul arkadaşlarıyla kurduğu grup ile profesyonel olarak şarkı söylemeye başladı.
    Bu tarihten itibaren katıldığı bazı yarışmalarda başarılı olan Yonca, artık yavaş yavaş pop tarzına da yeşil ışık yakmaya başladı ve tabir-i caizse diyarı terketmeyip deveyi güdenler arasına katıldı.
    1996 yılında Sony Müzik ile albüm anlaşması imzalayan Yonca 1999 yılında kendi adıyla ilk albümünü piyasaya sürdü.O yıllarda özellikle "İnadım İnat" ve "Sana Birşey Olmasın" adlı şarkıları çok büyük sükse yapmıştır. Yine 1996'da sinemalarda gösterime giren ve bir Altıoklar filmi olan Asansör'de, başrol oyuncularından Mustafa Uğurlu ile "Budur Abi" adlı parçayı seslendirdi.

    2001 yılında ise "Aşkta ve Ayrılıkta" albümünü yine Sony Müzik etiketiyle piyasaya süren Yonca Lodi bu albümden ilk klibini Yunan sanatçı George Alkeos'a ait olan "Anlatma" adlı parçasına çekti. Albümde Sezen Aksu'nun eski bir parçası olan "Büklüm Büklüm"ü yeniden yorumlayan sanatçı çalışmalarına yeni albümüyle devam ediyor...


+ Konuyu Cevapla
Toplam 3 Sayfadan 3. Sayfa
BirinciBirinci 1 2 3

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Bu Konu İçin Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Driver mı arıyorsun ?
Aradığın her türlü drivera buradan ulaşabilir ve paylaşabilirsin !

Driver mı Arıyorsun ? Windows7 Driver Center Xp Vista Driver Windows7 Driver